Mimarlar ve Stil

Koleksiyon Blogger

MimarveStil

Le Corbusier
“Evler, yaşamak amaçlı birer makinedir” diyerek, modern mimarlığın en tartışmalı isimlerinden olmuş Le Corbusier, özellikle kalabalık şehirlerin nüfus problemlerini çözmek için yüksek bloklar, süsten uzak açık beton yüzeyler ve tamamen işlevsellik üzerine projeler gerçekleştirdi. Aslında ressam olmak isteyen bir mimar olarak, onu en güzel Mondrian tarzı bu modernist çizim anlatıyor. (Avrupa’da uluslararası stilin en büyük öncüleri, Le Corbusier ve Bauhaus’un yanında Hollanda’da De Stijl sanat hareketi de Mondrian ile özdeşleşmiş modern dönemlere takebül eder.)
Richard Rogers
Onun tasarımları yüksek teknoloji ürünleri gibi görünür ve klasik geçmişi tamamen reddeder. “Pompidou Center” bunun en güzel örneklerinden.
Frank Lloyd Wright
Kendisi için ne dense azdır ve stili maalesef bir dikdörtgen içerisinde basitleştirilemeyecek kadar çok yönlü düşünüp çalışmıştır. Yine de taş, tuğla, ahşap ve doğa uyumu dengesinde eşi az bulunur binaları hayata geçirerek tarihe geçmiştir.
“architects may come and
architects may go and
never change your point of view.
when i run dry
i stop awhile and think of you
so long, frank lloyd wright
all of the nights we’d harmonize till dawn.
i never laughed so long
so long
so long.”
                                   -Simon & Gurfankel Şarkısı
Richard Meier
Cepheler, gridler üzerine manyerist modernizmini ısrarla devam ettiren cesur insan Meier. Beyaz cephelerinde boşluk doluluk numraları ile kendi ışık oyunlarını yaratan  binalar tasarlamıştır, kendi tabiri ile depresif evler yaratıp insanları mutsuz etmekten kaçınır.
Zaha Hadid
Dünyanın tek ünlü kadın mimarı Hadid için tek bir açı, tek bir düzlem yok: 360 dereceye sahibiz, neden azıyla yetinelim diyecek kadar yapısal bütünlüğü bozan bir yandan da dekonstrüktivizmi bu kadar cesaretle uygulayan az kişiden birisi. Projelerinin sadece kâğıtta güzel durduğunu, çocuğunun inşa edilemediğini dillendiren biraz kıskanç erkek ordusu için hemen BMW binasını hatırlatmak isteriz. Özgünlük ve devrimcilik konusunda Zaha Hadid’i böyle eğriler ve dalgalar dünyasının kraliçesi gibi göstermek istedik.
Frank Gehry
Dikine dürbün şeklinde bina tasarlayarak hafızası en zayıfların bile unutulmazları arasına girmiş Gehry, mimariden çok heykel yapar gibidir. Ne grid, ne dalga, ne aks, ne de herhangi bir düzgün şekil onu son derece rahatsız eder. Gehry, sanatla mimarlık ilişkisini bir aşama ileri götürerek, mimarın duygusal çıkışlarını projeye yansıtmakta beis görmeyen, uç mimari akımları temsilen mimarinin heykeltraşı misyonunu sansasyonel bir şekilde sürdürmektedir.
Pin It

BU MAKALELER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR